avatar

Abdulhamit TEKMEN YAZAR

Bir tarafta gurur, diğer tarafta utanç.

Abdulhamit TEKMEN

2026-04-12

Türk Millî Futbol Takımımız, play-off finalinde Kosova’yı deplasmanda 1-0 yenip 2026 FIFA Dünya Kupası biletini aldı. 24 yıl sonra yeniden dünya sahnesindeyiz. Bu ülke futbolu için büyük iş, büyük sevinç. Sokakta konuşulan şu: “Biz bu hasreti çektik, artık orada sadece bulunmaya değil, iz bırakmaya gidiyoruz.”

Ama işte tam burada insanın boğazına bir şey düğümleniyor.

Dünya Kupası’na gidiyoruz, ama hakem gönderemiyoruz.

Somali var, Moritanya var, Gabon var, daha nereler var ama Türkiye yok. 90 milyonluk futbol ülkesi, milyonların izlediği bir lig, her hafta gündem olan maçlar ama o dev organizasyonda bir tane bile Türk hakem yok. Bu, sadece bir eksiklik değil bu, doğrudan bir utanç.

FIFA hakem listesini açıkladı: 52 orta hakem, 88 yardımcı, 30 VAR hakemi… Altı konfederasyon, 50 ülke. Tarihin en geniş kadrosu. Ama o listede bizim adımız yok, yok sayılmışız resmen.

Cevap aslında zor değil, sadece yüzleşmesi zor.

Uluslararası tecrübe yok. UEFA seviyesinde üst düzey maç yöneten hakem sayımız sınırlı. Yani bizimkiler içeride büyük, dışarıda küçük kalıyor. Avrupa’da kritik maç yönetmeyen bir hakemi Dünya Kupası’na yazmazlar, bu kadar net.

Bir de işin daha can sıkıcı tarafı güven meselesi.

Son yıllarda Türk hakemleri neyle gündeme geliyor? Tartışmalı kararlar, bitmeyen polemikler, haftalarca konuşulan hatalar… Futbolun önüne geçen düdükler. Böyle bir ortamda, “istikrar” ve “performans” diye masaya konulan kriterlerde sınıfta kalıyorsun.

Açık konuşalım; bu sadece hakemlerin sorunu değil. Bu sistemin sorunu.

Yıllardır konuşulan yapısal problemler, geçmişte yaşanan şike ve bahis skandallarının bıraktığı gölge… Bunlar uluslararası arenada unutulmuyor. Sen içeride “geçti gitti” diyorsun ama dışarıdan bakıldığında o izler hâlâ duruyor. O izler, böyle listelerde karşına çıkıyor.

Şimdi kendimize şu soruyu sormamız lazım:

Biz gerçekten dünya futbolunun bir parçası mıyız, yoksa sadece kendi içimizde büyük bir lig mi oynuyoruz?

Milli Takım sahada tarih yazmaya hazırlanıyor, ama biz o sahada düdük çalamıyoruz. İşte çelişki tam burada.

Sevinelim mi? Evet, sonuna kadar sevinelim. Bu ülke Dünya Kupası’nı özledi.

Ama aynı zamanda kendimize de bakalım. Çünkü bu iş sadece gol atmakla bitmiyor. Futbol dediğin şey; oyuncusuyla, hocasıyla, yöneticisiyle, hakemiyle bir bütün.

Ve biz o bütünün hâlâ eksik tarafıyız.

ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi

Abdulhamit TEKMEN YAZAR