avatar

Ömer KARA YAZAR

Nereden-Nereye…

Ömer KARA

2026-02-10

Sevgili dostlar!

Bu memleketin en güçlü yanı ne biliyor musunuz?
Hemen unutmak. Hatta bazen unutmuş gibi yapmak.
Dün söylediğimizi bugün inkâr etmekten çekinmeyiz,
dün alkışladığımıza bugün burun kıvırırız.
İşimize gelirse hafızamız taş gibi, işimize gelmezse bulutlu.

Siyasi olarak kimi desteklersek destekleyelim, yapılanı hakkıyla takdir etmek zor geliyor.
Bizde çoğu zaman ölçü hizmet değil, taraf olmaktır.

Fikir bize ait değilse, adam gece gündüz çalışsın,
proje üstüne proje yapsın, cümleye “ama” diye başlarız.
Fikir bize yakınsa, yanlış da yapsa “vardır bir bildiği” deyip geçeriz.

Asıl sıkıntı da burada başlıyor zaten.

Çok uzak değil, biraz geriye gidelim.

Konya’da yapılan programları, açılışları, temel atma törenlerini hatırlayın.
Bir Tatlısu çeşme açılışı bile günlerce konuşulurdu.
Herkes protokolde dizilir, kurdele kesilir, alkış tutulurdu.
O gün için büyük hizmetti belki de...
Şimdi dönüp bakınca insan ister istemez gülümsüyor.

Demek ki şehrin ölçeği o kadarmış.
Demek ki beklenti o seviyedeymiş.

Şimdi bugüne bakalım.

Sevelim ya da sevmeyelim; Büyükşehir’de Uğur İbrahim Altay ve ekibi,  
Meram’da Mustafa Kavuş ve ekibi, Selçuklu’da Ahmet Pekyatırmacı ve ekibi,
Karatay’da Hasan Kılca ve ekibi harıl harıl çalışıyorlar.

Açılışlar bitmiyor.
Yıl sonu değerlendirmeleri saatler sürüyor.
Altyapı, üstyapı, sosyal tesisler, kültür merkezleri, spor yatırımları, kentsel dönüşüm…
Ayrıntıya girsen sabah olur.

Hemen itiraz etmeyin.
Elbette bu projeler gökten gelen paralarla yapılmıyor.
Sizin-bizim ödediğimiz vergilerle, satılan arazilerden...

Merkezi bütçeden, belediye gelirlerinden karşılanıyor.
Zaten olması gereken de bu değil mi?
Toplanan para yine şehre dönüyor.

“Yetersiz” diyen çıkar mı? Çıkar.
“Daha fazlası yapılmalı” diyen de çıkar.
Ama dünle bugünü yan yana koyunca tablo ortada.
Nereden nereye gelmişiz, görmemek olmaz.

“Haksızlık var” diyenler var, vardır.
“Yolsuzluk dönüyor” diyenler var, vardır.
 “Rant elde ediyorlar” diyenler var, vardır.
 “Eş-dost kayırılıyorlar” diyenler var, vardır.
Dedikoduya kulak vermek yerine, elinde belgesi olan bir adım öne çıksın.

Dedikodu yapmak kolay.
Sosyal medya cümleleriyle ahkâm kesmek de öyle.
Kulaktan dolma bilgilerle ömür harcamaya değmez, elinde belgesi olan bir adım öne çıksın.

Ekonomi zaten ortada. Piyasa uçmuş gitmiş, fiyatlar her gün değişiyor.

İnsanlar evine ekmek götürmenin derdinde.
Nüfusun büyük bölümü açlık sınırında boğuşuyor.
Bir de asılsız söylentilerle zihinleri bulandırmanın kime ne faydası var?

Sosyal medya zaten başlı başına bir kaos.
Troller, sahte hesaplar, manipülasyon peşinde koşanlar…
Biraz sağduyu şart.

Yapılanı takdir edelim.
Yanlış gördüğümüzü açıkça eleştirelim ama ölçümüz adalet olsun.

Dün Tatlısu çeşme açılışına alkış tutup bugün büyük yatırımlara burun kıvırmak,
Dün eleştirdiğini bugün sorgusuzca savunmak tutarsızlıktır.

Hafızamız taze olsun.
Taraf değil, vicdan konuşsun.

Çünkü bu şehir hepimizin.

Ve gerçekten…
Nereden-Nereye…

ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi

Ömer KARA YAZAR