Okula Dönüş: Hepimiz İçin Yeniden Uyumlanma

Okulların yeniden açılmasıyla birlikte koridorlarda çocuk sesleri, sınıflarda heyecan, öğretmenlerde tatlı bir telaş ve velilerde ise “Acaba bu yıl nasıl olacak?” düşüncesi yeniden başladı. Aslında yeni eğitim öğretim yılı yalnızca öğrenciler için değil; öğretmenler ve veliler için de bir uyumlanma

Zozan ERBAY - Eğitimci/Yazar

Okulların yeniden açılmasıyla birlikte koridorlarda çocuk sesleri, sınıflarda heyecan, öğretmenlerde tatlı bir telaş ve velilerde ise “Acaba bu yıl nasıl olacak?” düşüncesi yeniden başladı.

Aslında yeni eğitim öğretim yılı yalnızca öğrenciler için değil; öğretmenler ve veliler için de bir uyumlanma süreci.

Bir Beden Eğitimi öğretmeni olarak okula dönüşü her zaman biraz farklı gözlemliyorum. Çünkü beden eğitimi derslerinde öğrencinin yalnızca akademik başarısını değil; enerjisini, duygusunu, arkadaşlık ilişkilerini, kendine güvenini ve grup içindeki davranışlarını da görebiliyorsunuz.

İlk günlerde kimi öğrenci okuluna koşa koşa gelirken kimi öğrenci annesinden ayrılmak istemiyor. Kimi arkadaşlarına kavuştuğu için çok mutlu, kimi ise yeni sınıfına, yeni öğretmenine veya yeni düzene alışmaya çalışıyor.

Ve bence burada yetişkinlere çok önemli bir görev düşüyor:

Çocuklardan hemen alışmalarını beklememek.

Çünkü uyum zaman ister.

Öğrenci, öğretmen ve veli aynı takımda

Eğitimde başarıyı yalnızca okulun ya da öğretmenin sorumluluğu olarak görmek yerine, öğrenci–öğretmen–veli üçgenini bir takım olarak düşünmek gerektiğine inanıyorum.

Bir takımda herkesin görevi farklıdır ama hedef aynıdır.

Öğretmen öğrenciyi tanımaya, güvenli bir ortam oluşturmaya ve gelişimini desteklemeye çalışır. Veli çocuğunun okul hayatını destekler, dinler ve ihtiyaç duyduğunda öğretmeniyle iletişim kurar. Öğrenci ise tüm bu desteğin içinde kendi sorumluluğunu öğrenmeye başlar.

Bu nedenle özellikle okulun ilk haftalarında iletişim dilimiz çok önemli.

Bir öğrencinin yaşadığı küçük bir problemi hemen büyütmek yerine önce onu dinlemek, öğretmenin gözlemini anlamaya çalışmak ve çözümü birlikte aramak çoğu zaman çok daha sağlıklı sonuç verir.

Çünkü bazen çocuklar bize davranışlarıyla bir şey anlatırlar.

Bir gün derse katılmayan, arkadaşlarından uzak duran ya da normalden daha hareketli olan bir öğrencinin belki de sadece biraz daha fazla anlaşılmaya ihtiyacı vardır.

Beden eğitimi dersleri de bir uyum alanı

Beden eğitimi derslerini sadece spor yapılan bir ders olarak görmüyorum.

Bir çocuk takım çalışmasını, paylaşmayı, kaybetmeyi, yeniden denemeyi, arkadaşını desteklemeyi ve kendi sınırlarını keşfetmeyi de sporun içinde öğreniyor.

Bir basketbol topunu arkadaşına pas verirken iş birliğini, yarışırken mücadeleyi, kaybettiğinde yeniden başlamayı öğreniyor.

Bazen bir öğrencinin “Öğretmenim, yapamıyorum.” dediği yerde asıl ihtiyacımız olan şey ona “Bir kez daha deneyelim.” diyebilmek.

Çünkü çocuklara verebileceğimiz en güzel mesajlardan biri şu:

“Başarısız olmadın, sadece henüz başaramadın.”

Velilere küçük bir not…

Yeni eğitim yılında velilerimize de küçük bir hatırlatma yapmak isterim.

Çocuklarımızın okul hayatıyla ilgili kaygılarımız olabilir. Onların başarılı olmasını, mutlu olmasını ve doğru arkadaşlıklar kurmasını isteriz. Bu çok doğal.

Ama bazen çocuklarımızın yerine fazla endişelenirken onların kendi deneyimlerini yaşamalarına fırsat vermeyebiliyoruz.

Bırakalım biraz da onlar denesin.

Hata yapsın, düşsün, yeniden kalksın, arkadaşlık kursun, bazen kaybetsin ve yeniden mücadele etsin.

Biz yetişkinlerin görevi her şeyi onlar adına çözmek değil; ihtiyaç duyduklarında yanlarında olduğumuzu hissettirmek.

Yeni bir yıl, yeni bir başlangıç

Her yeni eğitim öğretim yılı bana aynı şeyi hatırlatıyor:

Okul yalnızca derslerin işlendiği bir yer değil.

Çocukların kendilerini tanıdığı, arkadaşlıklar kurduğu, sorumluluk aldığı, bazen zorlandığı ama her gün biraz daha büyüdüğü bir yaşam alanı.

Bu nedenle bu yıl da öğrencilerimize sadece “Başarılı ol.” demek yerine;

“Kendine inan.”

“Denemekten korkma.”

“Arkadaşına destek ol.”

“Hata yapabilirsin.”

“Ve unutma, gerektiğinde biz buradayız.”

demeyi seçelim.

Yeni eğitim öğretim yılının öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz ve velilerimiz için sağlıklı, huzurlu, iletişimi güçlü ve bolca güzel anıyla dolu bir yıl olmasını diliyorum.

Çünkü eğitim bir yarış değil; birlikte yürüdüğümüz uzun bir yol.

Ve bu yolda en güzel sonuç, çocuğun yalnızca başarılı olması değil, kendini değerli ve güvende hissederek büyümesi.

Yeni dönem hepimize iyi gelsin.

Sevgiyle...

Yazarın diğer yazıları