Öküz
Üniversitenin yemekhanesine giren öğrenci, yemeğini alır. Öğrenci bölümü hınca hınç doludur. Oturacak yer bulamayan öğrenci, akademisyenlerin bulunduğu bölümdeki bir masaya oturur. Yemeğini yemeye başlar. Karşısında oturan Prof., öğrenciye tepeden bakarak, “ Hayret! Ne zamandan beri öküzlerle kartal
Üniversitenin yemekhanesine giren öğrenci, yemeğini alır. Öğrenci bölümü hınca hınç doludur. Oturacak yer bulamayan öğrenci, akademisyenlerin bulunduğu bölümdeki bir masaya oturur.
Yemeğini yemeye başlar. Karşısında oturan Prof., öğrenciye tepeden bakarak, “Hayret! Ne zamandan beri öküzlerle kartallar aynı masada oturuyorlar?” diye hakaret yollu bir gönderme yapar.
Bu sözlere alınan öğrenci, “İzninizle ben uçayım” diyerek masadan ayrılır.
Bu okkalı göndermeye, yediği ani gole fena bozulan Prof. Öğrenciye iyi bir ders vermek ister.
Günlerden bir gün, bu projesini uygulamak için öğrenciyi odasına çağırır.
Profesörün odasına gelen öğrenci kapıyı tıklar ve saygı ile içeri girer.
-Beni çağırtmışsınız hocam, buyurun sizi dinliyorum.
Koltuğuna yayılan ve tepelerden bakan Prof.
-Evet çağırttım. Geç otur bakalım.
Öğrenci, Prof.ün karşısında olan koltuğa saygıyla oturur.
Prof. kendinden emin bir şekilde:
-Yazılı kâğıdını okudum. Hiç fena değil.
Öğrenci:” teşekkür ederim hocam, ana babama yük olmamak için öğrencilik görevimi yapıp derslerime çalışıyorum.”
Prof. Öğrenciye illa bir hakaret edecek ya!
Koltuğunda şöyle bir doğrulur ve
-Sana bir soru soracağım.
Öğrenci:” buyurun hocam sizi dinliyorum.”
-Yolda gidiyorsun, iki paket düşmüş yere. Birinde epey bir para, diğerinde de akıl var. Hangisini alırsın?
Öğrenci, hiç tereddüt etmeden:
-Elbette paralı olanı alırım hocam.
Prof. Bir gedik yakaladığını sanır ve “Ben olsam para dolu olanı alırdım.”
Öğrenci istifini bozmadan:
-Olabilir hocam. Bu bir tercih meselesidir. Kişi kendinde ne eksikse ya da ne yoksa onu alır. Tanrıya şükür ben de akıl var ama param yok. Onun için paralı olanı alırım.
Bir gol daha yiyen Prof. İyice bozum olur. Bir gol daha yemenin ezikliği ile öğrenciye gidebileceğini söyler.
Yazılı kâğıdını verir.
Öğrenci kâğıdını alıp, teşekkür ederek dışarı çıkar.
Odadan biraz ayrılan öğrenci kâğıdına bakar ki ne görsün?
Kâğıdın üzerinde kocaman kırmızı kalemle: “ÖKÜZ” yazmaz mı?
Öğrenci geri döner ve Prof.ün kapısını tıklatır.
-Giriniz
Sesi üzerine odaya giren öğrenci, Prof. konuşmadan:
-Hocam kâğıdıma imzanızı atmışsınız ama notumu vermeyi unutmuşsunuz.
Sevgili okurlarım bizde bu durumlar için çok güzel sözler vardır. “Kepenek içinde aslan yatar”, “her kuşun eti yenmez”,” Deveden büyük fil vardır” gibi.
Hiç kimseyi aşağılık görmeyeceksin, her canlıya saygı duyacaksın. Prof. bile olsan, saygıda kusur etmeyeceksin. Adam gibi adam akademisyenlerimizden özür dileyerek. 20.02.2026
Esen kalınız.