Nazım PEKER - Eğitimci-Yazar YAZAR
Savaşın Asıl Gerekçesi Başka -1
Nazım PEKER - Eğitimci-Yazar
2026-04-07
Ne Venezuela halkı ne İran’daki mazlum insanlar ne de
bölgedeki Kürtler; Amerika’nın zerre kadar umurunda ve şeyinde. Onun derdi
başka; yükselen Çin. Yazıma; “Kan kokusu almış köpek balığından daha
tehlikeli olan; petrol kokusu almış ABD’dir.” Meşhur sözüyle
başlayacağım.
Venezuela’ya
baskın yaptı Maduro’yu aldılar, hepimiz sevindik. Diktatör devrildi diye.
Kimseler sormadı Venezuela’nın en büyük petrol müşterisi kim diye? Çin. Çin
Venezuela’dan günlük 800 bin varil petrol alıyordu. Çin’in bu damarı kesildi.
ABD+İsrail
ortaklaşa İran’ı vurdu, Hamaney dahil üst düzey onlarca İranlı yok edildi.
Nükleer tehdit yok edildi diye sevinildi. Hiç akıl ettik mi İran’ın en büyük
müşterisi kimdi diye: Çin. İran, günlük
1,5 milyon varil petrolü doğrudan Çin’e satmaktaydı. O hatta kesildi.
Bunlara tesadüf diyebilir miyiz?
Uluslararasında
bir söz vardır: “ Yükselen güç, var olan güce yaklaştığında çatışma
kaçınılmaz.” Bu filmi daha önce birkaç kez görmüştük, şöyle bir
hatırlayalım: Almanya yükseldi, İngiltere’yi geçiyordu; Birinci Dünya
Savaşı çıkarıldı. Japonya yükseldi ABD’yi geçiyordu; İkinci Dünya Savaşı
çıkarıldı. Rusya yükseliyordu uzayda bile ABD’ye meydan okumaya başlamıştı
ki; Soğuk Savaş ilan edildi.
Azıcık
Çin’e bakalım: Çin, dünya üretiminin % 28’ini tek başına yapıyorve ABD’ye
her geçen gün dahada yaklaşıyor. Ekonomistlerin ve analistlerin tahminine göre
2030’da Çin, dünyanın en büyük ekonomisi olacak. Beş büyük bankayı aldı,
Dolar’ı rezerv para olmaktan çıkarma sözlerine başladı. Bu, süper güç ABD için
tehlikeliydi. Ya şimdi durdurulmalı ya da kıyameti beklemeliydi ABD. Şu an
seyrettiğimiz şey, bu yükselişi durdurma hamlesinin bir parçası ve girişimiydi.
Çin
tükettiği petrolün % 75’ine yakınını ithal ediyor. Çok teknik bir motorunuz var
ama içine yakıtını koyamazsanız ne işe yarar? Çin’in bu gelişmesinin zayıf
yanı, petrolünün olmaması ve dışa bağlı olması.
Çin,
bu açığını dört ülkeden karşılıyor; Venezuela, İran, Rusya ve Suudi Arabistan.
Venezuela ve İran hattı resmen kapandı. Rusya yaptırımlarla uğraşıyor Suudi
Arabistan savaş nedeniyle üretim düşürdü. Çin motoru çalıştıracak yakıyı
bulmakta zorlanıyor. Sadece Venezuela ve İran’dan aldığı günlük 2.300.000 varil
petrolden oldu. Bu da tüketiminin neredeyse % 25’i. Çin’in günlük petrol
gereksinimi 11 milyon varil. Yani ABD, böylece Çin’in % 20’lik ihtiyacını iki
ayda kesmiş oldu. Bizler hep İran’a baktığımız için işin bu yönünü maalesef
görmedik.
Enerji işin sadece bir cephesi. Çin’de duruyor
mu? Elbette hayır. Çin Pekin’den başlayıp Avrupa’nın merkezine modern “İpek
Yolu” inşa ediyordu. Limanlar, demiryolları, boru hatları filan.
Neden?
Çin,
Avrupa ile ticaret yaparsa, dünya ekonomisini kendine göre şekillendirecekti.
Görüldü ki Avrupa, Çin’e kayıyordu ABD, devre dışı kalmak üzereydi. Almanya,
Fransa, İtalya resmen bu “İpek Yolu” projesine katılmışlardı. Bu da Avrupa’nın,
yavaş yavaş Amerika’dan uzaklaşıp Çin ekonomi sistemine yönelmiş olmasıydı. Bu
ABD tarafından kabul edilemezdi ve bu gelişmeler ABD için bir varoluş
meselesiydi. Avrupa kaybedilirse ABD’nin elinde ne kalırdı, Dolar ve silah tek
başına yeter miydi?
Tüm bu
gelişmeler olurken ABD, İsrail’in de gazıyla İran’ı vurdu. Çünkü İran, modern
İpek Yolu’nun aynı zamanda kilit noktasıydı.
Çin’in
Avrupa’ya ulaşmasının en önemli ayağıydı İran. O istikrar böylece vuruldu. ABD,
böylece Çin’in hem akaryakıt hem karayolu ticaret yolunu bozdu. Ekonomi
yakıtsız, yolda kapandı.
Soru
şu: bundan sonra ne olacak, nasıl olacak, hamleler nasıl şekillenecek?
Yazımız
devam edecek.
Esen kalınız.
ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi
YORUMLAR
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
YORUM YAP