İsmail Ayvaz YANAR YAZAR
Yapay Zekâ bir Hoax’mı*, LLM’lerin Geleceğine Bir Bakış
İsmail Ayvaz YANAR
2025-12-22

Bu Süreç bir Olgunlaşma Dönemi mi?
Önce bilmeyenler için Hoax
ne demektir ? Onu bir yanıtlayalım.
Hoax, Türkçede en yaygın karşılığıyla: asılsız haber, aldatmaca,
uydurma bilgi veya bilinçli olarak yayılan yalan
anlamına gelir. Bir hoax, insanların yanlış bir şeye
inanmasını sağlamak için kasıtlı olarak üretilmiş ve yayılan
bilgi, haber, görsel veya iddiadır. Genellikle:
·
Korku yaratmak,
·
Dikkat çekmek,
·
Manipülasyon yapmak,
·
Şaka veya deney yapmak amacıyla
ortaya çıkar.
“Büyük dil modelleri acaba hoax’mı ?” yada “bu
ilerleyiş sahte bir ilerleyiş mi?” sorusunu her duyduğumda aklıma dev bir maden
ocağı geliyor. Yıllardır aynı damarı kazıyoruz. Daha derine indikçe daha güçlü
makineler yaptık. Daha büyük kepçeler, daha fazla işçi, daha yüksek enerji. İlk
başta sonuçlar muazzamdı. Her bir metre aşağıda yeni bir cevher bulduk. Üretim
arttı, verim yükseldi, herkes bu yöntemin doğru bir yöntem olduğuna
ve yapay zeka konusunda bu yöntemden başka bir metot olmadığına inandı.
Ama
şimdi farklı bir noktadayız. Hâlâ kazıyoruz ama her vuruş eskisi kadar ses
getirmiyor. Cevher inceliyor, maliyet artıyor. Kimine göre bu sadece
geçici bir sert tabaka; biraz daha bastırırsak kırılacak. Kimine göre artık bu
damar tükendi ve önümüzde ya başka bir katmana geçmek ya da tamamen yeni bir
saha açmak var. Kimileri ise asıl sorunun derinlik değil, neyi aradığımızı yeniden
düşünmek olduğunu söylüyor.
Sisin
arkasında ne olduğunu tam olarak bilmiyoruz ama yaklaşık 20 gün önce yaşanan
bir gelişme, bu sisin içinden oldukça net bir siluet çıkardı.
Dünyanın en değerli şirketlerinden biri olan, yapay
zekâ donanımının tartışmasız lideri Nvidia, tarihinin en yüksek gelirini
açıkladı. Tek bir çeyrekte 57 milyar dolar. Bu, ayda neredeyse 20 milyar dolar
kazanan bir şirket demek. Buna rağmen borsada ilginç bir şey oldu: Nvidia hisseleri düşmeye başladı. Hatta
bazı büyük yatırımcılar Nvidia’daki hisselerini elden çıkardı ve söz konusu pozisyonlarını
tamamen kapattı.
Garip değil mi? Şirket
rekor kırıyor. CEO Jensen Huang sahneye çıkıp “Blackwell çiplerimiz yok
satıyor” diyor. Ama yatırımcılar sanki kötü bir haber almış gibi davranıyor.
İşte bu yazıda bu çelişkinin arkasındaki asıl soruya bakmaya çalışacağız. Bu
sadece bir borsa hikâyesi değil. Daha derinde, yapay zekânın bugünkü yönüyle
ilgili ciddi bir soru yatıyor.

Yapay Zekâ Denince Neden Hep LLM’leri Konuşuyoruz?
Bugün yapay zekâ dendiğinde akla ilk gelen şey büyük
dil modelleri, yani kısaca LLM’ler. Bunlar, internetten toplanmış devasa
metinlerle eğitilen ve bir sonraki kelimeyi tahmin ederek çalışan sistemler.
ChatGPT gibi araçlar bu sınıfa giriyor.
Son beş
yılda yapay zekâ dünyasında neredeyse tek bir formül vardı:
- Daha büyük model
- Daha fazla veri
- Daha fazla işlem gücü
Bu üçünden hangisini artırırsanız artırın sistem daha
“akıllı olacak gibi” görünüyordu. Bu arada buna ölçekleme yasaları
deniyor. Yani sistemi büyüttükçe performansın da düzenli biçimde artması.
GPT-2’den GPT-3’e, oradan GPT-4’e geçerken gerçekten de dramatik sıçramalar
yaşandı. Bu yüzden birçok kişi bu durumu neredeyse fizik yasası gibi görmeye
başladı.
Ama şimdi
soru şu: Bu yaklaşımın bir sınırı var mı?
“Veri Yapay Zekânın Fosil Yakıtıdır”
Bu soruyu
ilk yüksek sesle dile getirenlerden biri OpenAI’ın kurucu ortaklarından ve uzun
süre baş bilim insanı olan İlya Sutskever oldu. Kendisi GPT-3 ve
GPT-4’ün mimarlarından biri, yani bugünkü büyük dil modellerinin mutfağında
bizzat bulunan isimlerden.
Geçen yıl
katıldığı NeurIPS konferansında çarpıcı bir benzetme yaptı:
“Veri, yapay zekânın fosil yakıtıdır” cümlesini kullandı.
Bu ne demek
? Elimizde tek bir internet var. Tweet’ler, blog yazıları, Wikipedia maddeleri,
forum tartışmaları… İnsanlığın ürettiği neredeyse tüm dijital metinler bu
modellerin eğitiminde kullanıldı. Tıpkı
yer altındaki petrol gibi, bu veriler de büyük şirketler tarafından çıkarıldı,
işlendi ve yakıldı.
Ama internet
sonsuz değil. Artık “yüksek kaliteli” verinin büyük kısmı tüketilmiş durumda.
Sutskever
bunu daha sonra katıldığı bir podcast’te daha net ifade etti:
2020–2025 arası bir ölçekleme çağıydı. Ama artık ölçek o kadar büyüdü
ki, yüz kat daha fazlasına sahip olsak bile sonuçlar eskisi kadar fark
yaratmayacak.
Bu çok
önemli bir itiraf. Çünkü bunu söyleyen kişi, “daha büyük yapalım” yaklaşımını
mümkün kılan ekibin içinden biri.
“Bu Yol İnsan Seviyesi Zekâya Çıkmıyor”
Benzer ama
daha sert bir eleştiri de Meta’nın baş yapay zekâ bilimcisi Yann LeCun’dan
geliyor. Kendisi Turing Ödülü sahibi; bu ödül yapay zekâ dünyasında Nobel’e en
yakın şey.
LeCun’a göre
büyük dil modelleri faydalı araçlar olabilir ama insan seviyesinde bir
zekâya giden yol değil. Hatta doktora öğrencilerine açıkça “LLM’ler üzerine
çalışmayın” diyor.
Neden? Çünkü
bu modeller dünyayı anlamıyor. Sadece kelimeler arasındaki istatistiksel
ilişkileri öğreniyorlar. Ne kadar büyütürseniz büyütün, yaptıkları şey temelde
bu.

LeCun’un
verdiği örnek çok çarpıcı:
Bir ev kedisi bile fiziksel dünyayı
bugünkü LLM’lerden daha iyi anlıyor. Kapıdan geçip geçemeyeceğini biliyor. Bir
nesne gözden kaybolunca yok olmadığını kavrıyor. Ve bunu yaparken karmaşık
hareketleri planlayabiliyor.
Bu yüzden LeCun, çözüm olarak “dünya
modelleri” dediği bir yaklaşımı savunuyor. Yani yapay zekânın sadece
metinle değil, fiziksel dünyayla etkileşerek öğrenmesi gerektiğini söylüyor.
Bir bebeğin dokunarak, görerek, deneyerek öğrenmesi gibi.
“Bu Bir Hata Değil, Sistemin Doğası”
Bu
eleştirileri yıllardır dile getiren bir başka isim de Gary Marcus. New
York Üniversitesi’nde çalışan bir bilişsel bilimci. Yapay zekâ dünyasının en
istikrarlı muhaliflerinden biri.
Marcus’a
göre LLM’ler azalan getiri noktasına ulaştı. Yani büyütmeye devam
ettikçe elde edilen kazanç giderek azalıyor.
En önemli
eleştirisi ise şu:
Bu modeller “halüsinasyon” üretmeye mahkûm. Yani olmayan kaynaklara atıf
yapabiliyor, yanlış bilgileri büyük bir özgüvenle sunabiliyor. Özellikle hukuk
ve sağlık gibi alanlarda bu ciddi risk.
Marcus’un
meşhur lafı şu:
“Bu bir bug değil, bir özellik.”
Yani hata değil, sistemin doğasından gelen bir özellik. Çünkü temelde
yaptıkları şey gerçekliği anlamak değil, kelime tahmini yapmak.
Peki Nvidia Hisseleri Neden Düştü?
Gelelim
baştaki soruya.
Bugün
Amazon, Microsoft, Google, Meta gibi şirketler yılda toplam 400 milyar
doların üzerinde yapay zekâ yatırımı yapıyor. Bu para veri merkezlerine,
çiplere, enerji altyapısına gidiyor.
Yatırımcıların
sorduğu soru çok basit:
Bu yatırımların geri dönüşü olacak mı?
Eğer büyük
dil modelleri gerçekten ölçeklemenin sınırına geldiyse, bu dev harcamalar nasıl
geri kazanılacak?

OpenAI bile
2030’a kadar ciddi bir kâr beklemediğini söylüyor. Nobel ödüllü ekonomist Daron
Acemoğlu da “Bu teknolojiyi abartıyor ve
gereğinden fazla yatırım yapıyoruz” uyarısında bulunmuştu.
Üstelik son
kullanıcıdan gelen gerçek talep de sınırlı. Çoğu kişi ayda 20 dolar ödemeye
razı. Daha pahalı abonelikler ise çok küçük bir kesime hitap ediyor.
Balon mu, Olgunlaşma mı?
Bütün bu
tabloya baktığımda vardığımız sonuç:
- LLM’ler muhtemelen ölçeklemenin
sınırlarına yaklaştı
- “Daha büyük = daha iyi” dönemi
sona eriyor
- Bu, yapay zekânın sonu değil
- Ama yeni bir faza geçiyoruz
Araştırmacılar
artık farklı yönlere bakıyor:
Çıkarım sırasında daha fazla hesaplama, sentetik veri kullanımı, dünya
modelleri, hibrit sistemler…
Piyasaların temkinli olması bu
yüzden şaşırtıcı değil. Bu durum dot-com balonunu andırıyor. O balon patladı
ama internet ortadan kalkmadı. Aksine, bugünkü dev platformlar o krizden sonra
ortaya çıktı.
Bana kalırsa yapay zekâ dünyası artık bir olgunlaşma
dönemine giriyor. Yapay zeka ile ilgili “Her şeyi çözecek sihirli değnek”
anlatısı zayıflıyor. Yerine, güçlü ama sınırları olan bir teknoloji anlayışı
geliyor.

Sutskever’in
dediği gibi, belki de yeniden laboratuvarlara dönme zamanı. Ölçekleme çağı
bitti, araştırma çağı başlıyor.
Ve araştırma
çağları her zaman en ilginç olanlardır.
Belki
gerçekten bir duvara hafifçe çarptık. Ama duvarlar aşılmak, dolaşılmak ya da
gerektiğinde yıkılmak içindir.
Birinci
viteste gidilen o uzun otoyol geride kaldı.
Şimdi vites değiştirme zamanı.
ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi
YORUMLAR
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
YORUM YAP