avatar

Ömer KARA YAZAR

Yaradılış Gereği Kardeşlik...

Ömer KARA

2025-12-07

Sevgili Dostlar!

Rumi’nin ifade ettiği gibi; "Muhabbetle acılar bal olur, dertler şifa bulur."
Hataları, yanlışları, davranışları bilmeden yapılanları...
Günümüzde hoşgörü yerle yeksan olmuş olsa da hoş görmek lazım!
Özgürlük, dünyanın en güzel duygusudur yaratılmışlar için; başka birinin özel alanına tecavüz edene kadar!

Milletin olanı, her ne sebeple olursa olsun, alıp zimmetine geçiren,
elde ettiği menfaatleri çocuklarına miras bırakma çabasında olan herkesin cezası elbette olmalı, olacaktır...
Gördüğü kötülüklere ses çıkarmayanları, menfaati için korkarak ‘ölü taklidi’ yapanları hoş görmek, aptallık olur elbet...

Dikkatle baktığımızda farkına varıyoruz…
Dünya dediğimiz mekân, iki ucu bilinmeyen yaşam tünelinden ibaret…
İddiamızın olduğu alanda, konularda imtihan oluyoruz!
Sanki, yaşayacağı imtihanın sorularını herkes kendisi hazırlıyor (kader meselesi).
Gidilecek yolu, hür irademizle benliğimizin seçtiği iyi-kötü yol-yolculuk.
Bir yerlere sığınarak, zorluklar, çevre, kötü arkadaşlık vs. bu kötü yola itti diyerek kurtulamayacağımız bir yolculuk bu!

Mahalle kötüydü diye, kötü olduk savunması yetmez...
Etkili-yetkili yönetici, işine gelmeyen, fikrine uymayan kişileri bir yerlerle bağdaştırarak hayatlarıyla oynayamaz...
Hepimiz, ama hepimiz yaradılış gereği kardeşiz;
Fakat iyisi-kötüsü harmanlanmış bir kardeşlik bu.
İnsanlığa, vatanına, milletine ihanet edenler...
Hırsızlığa-haksızlığa ortaklık yapanlar, göz yumanlar kötü kardeşlerdir...

Her şeyi yoktan var eden Tanrı, mallarımız ve evlatlarımızla ilgili öğüt alalım, kötülüklerden sakınalım diye ne buyuruyor?
Dört yerde geçiyor aynı konu; en bariz örnek olduğu için Enfâl Suresi 28. Ayete bakalım, göreceğiz:
“Biliniz ki, mallarınız ve çocuklarınız ancak bir fitnedir (imtihan vesilesidir; mal, makam ve evlat hatırına,
Hakk’tan ve hayırdan ayrılmayanlar için ise) Allah’ın yanında, elbette büyük bir mükâfat vardır.”

Böyle bir öğüdü duyan, okuyan insanlar nasıl hataya düşebilir!
İnanıyor görünüp, her haltı yiyenler hariç!
Günü geldiğinde; bilmeden hata yaptım, pardon diyebilir mi insanoğlu?

Adalet dediğimiz mekanizma, bir kişinin suçlu olup olmadığına gelecek kaygısıyla, talimatla, tayin korkusuyla, çocuklarının geleceğini tehlikeye atmama telaşıyla karar verirse, mağdur olan kişinin, ailesinin, çocuklarının vebali ateş olur; bırakın cehennemi, vallahi dünyada yakar, kül eder.

Mal, makam ve evlat hatırına, Hak’tan ve hayırdan ayrılanların hem bu dünyada hem öteki dünyada savunması yoktur.
Savunma refleksi gereği, tövbe eder, namaz kılar, zenginleyince hacca gider, hayır-hasenat işlerine verir kendini diyenleri görür gibi oluyor insan...
Kul hakkına riayet etmeyen, adaleti kendine yontanlar tövbe değil; bir yerleriyle kuş tutsa ne çıkar...

Sakın unutmayın! Yaradan, var ettiği yaşam tünelinin (dünyanın) her santimine, her milimine hakimdir.
“Vaktini Bekleyen Çiçekler” misali, insanlık olarak bekliyoruz; adil günler doğdu, doğacak...
O günde alnı ak, başı dik vaziyette buluşmak ümidiyle!

Sağlıcakla kalın...

ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi

Ömer KARA YAZAR