avatar

Şükrü PORTAKAL YAZAR

KONYA ÜRETİYORSA, KONYALI NEDEN DAHA FAZLA KAZANAMIYOR?

Şükrü PORTAKAL

2026-08-25

Bu şehrin asıl meselesi sadece üretmek değil, ürettiğinin karşılığını alabilmektir.

Konya denildiğinde akla ilk gelen kelimelerden biri üretimdir.

Tarlasında üreten çiftçi…

Atölyesinde üreten esnaf…

Fabrikasında üreten sanayici…

Dükkânında alın teri döken ticaret erbabı…

Konya'nın ekonomisinin temelinde yıllardır çalışmak, üretmek ve alın teri vardır.

Peki bugün sormamız gereken soru şudur:

Konya bu kadar üretiyorsa, bu üretimin refahı neden her Konyalının sofrasında aynı ölçüde hissedilmiyor?

İşte asıl mesele burada başlıyor.

ÜRETMEK YETMEZ, KAZANABİLMEK DE GEREKİR

Bir çiftçi üretim yapıyor ama girdi maliyetleri altında eziliyorsa…

Bir esnaf dükkânını açıyor ama günün sonunda kazancını kira, enerji ve diğer giderlere bırakıyorsa…

Bir sanayici üretim yapıyor ama finansman maliyeti nedeniyle yatırım kararını erteliyorsa…

Bir çalışan bütün gün emek veriyor ama ay sonunda elinde yeterli para kalmıyorsa…

O zaman yalnızca “Konya üretiyor” demek yetmez.

Üretimin yanında adil ve sürdürülebilir bir gelir düzenini de konuşmamız gerekir.

Çünkü ekonomi sadece rakamlardan ibaret değildir.

Ekonomi; evin mutfağıdır.

Çocuğun eğitimidir.

Kiranın ödenebilmesidir.

Esnafın siftahıdır.

Çiftçinin tarlasını gelecek yıl yeniden ekebilmesidir.

ÇİFTÇİYİ KORUMADAN KONYA'YI KORUYAMAYIZ

Konya'nın geleceğini konuşacaksak, çiftçiyi konuşmak zorundayız.

Çünkü Konya Ovası yalnızca bir tarım alanı değildir.

Bu şehir için aynı zamanda ekonomik bir güç, stratejik bir değer ve gelecek meselesidir.

Fakat çiftçiye yalnızca ürününü tarladan çıkardığı gün bakamayız.

Tohumundan gübresine…

Mazotundan elektriğine…

Sulamasından işçiliğine…

Hasadından pazarlamasına kadar bütün zinciri birlikte değerlendirmeliyiz.

Çiftçinin kazancını artırmanın yolu yalnızca daha fazla üretim istemek değildir.

Daha verimli üretim, daha düşük maliyet, doğru planlama ve güçlü pazarlama sistemi kurmak zorundayız.

Çiftçi kazanırsa Konya kazanır.

Konya kazanırsa Türkiye kazanır.

ESNAF, ŞEHRİN NABZIDIR

Bir şehrin ekonomisini anlamak için bazen büyük tabloları bırakıp küçük bir dükkâna girmek yeterlidir.

Esnafın yüzüne bakın.

Siftah yapıp yapmadığını sorun.

Müşterinin alışveriş sepetine bakın.

Çünkü ekonomik hayatın gerçek fotoğrafı çoğu zaman istatistik tablolarından önce esnafın kasasında görünür.

Konya'nın küçük esnafını yaşatmak yalnızca ekonomik bir tercih değildir.

Bu aynı zamanda şehir kültürünü yaşatmak demektir.

Mahalle kültürü…

Ahilik anlayışı…

Komşuluk…

Güven…

Bunların tamamı ekonomik hayatla iç içedir.

SANAYİDE HEDEF: DAHA ÇOK ÜRETMEK DEĞİL, DAHA YÜKSEK KATMA DEĞER ÜRETMEK

Konya sanayisi önemli bir potansiyele sahip.

Ama artık yeni bir aşamaya geçmek zorundayız.

Dünyada rekabet yalnızca “Ne kadar ürettin?” sorusuyla yapılmıyor.

Asıl soru:

“Ne ürettin ne kadar teknoloji kullandın ve bundan ne kadar katma değer elde ettin?”

Konya'nın genç mühendisini…

Teknisyenini…

Girişimcisini…

Üniversitesini…

Sanayicisini aynı hedef etrafında buluşturabilirsek, ortaya çok daha güçlü bir şehir çıkar.

Tarım teknolojileri…

Savunma sanayii…

Makine üretimi…

Yazılım…

Yapay zekâ…

Enerji teknolojileri…

Ve yüksek katma değerli ihracat…

Bunlar Konya'nın önündeki fırsatlardır.

 

GENÇLERİMİZE “GİT” DEĞİL, “KAL VE KUR” DEMELİYİZ

Konya'nın en büyük sermayesi yalnızca toprağı değildir.

İnsandır.

Bu nedenle gençlerimizin eğitimini tamamladıktan sonra başka şehirlere veya ülkelere gitmek zorunda hissetmediği bir Konya oluşturmalıyız.

Genç girişimciye fırsat…

Genç mühendise iş…

Genç akademisyene araştırma imkânı…

Genç sanatçıya alan…

Genç esnafa destek…

Genç çiftçiye gelecek…

İşte o zaman şehir gerçekten büyür.

Çünkü gökdelenler şehri büyütmez.

İnsanını şehirde tutabilen imkânlar şehri büyütür.

KONYA'NIN EKONOMİK GÜCÜ, KONYALININ REFAHINA DÖNÜŞMELİ

Bizim istediğimiz çok büyük bir şey değil.

Üreten insan kazansın.

Çalışan insan emeğinin karşılığını alsın.

Çiftçi geleceğini görebilsin.

Esnaf yarınından korkmasın.

Sanayici yatırım yapabilsin.

Genç, “Benim geleceğim burada.” diyebilsin.

Ve emekli, yıllarca verdiği emeğin karşılığında insanca yaşayabilsin.

Bu bir lüks değildir.

Bu, ekonomik düzenin temel hedefidir.

 

KONYA'NIN YENİ HEDEFİ

Artık Konya'yı yalnızca “üreten şehir” diye tanımlamak yetmez.

Hedefimiz;

Üreten, kazanan, teknoloji geliştiren, ihracat yapan ve refahını vatandaşına yansıtan bir Konya olmalıdır.

Çünkü Konya'nın potansiyeli buna müsait.

Bu şehirde toprak var.

İnsan var.

Sanayi var.

Üniversite var.

Tarih var.

Kültür var.

Girişimcilik var.

Eksik olan şey çoğu zaman bu potansiyelleri aynı hedefte buluşturacak uzun vadeli bir anlayış.

Biz bu köşede bunu konuşmaya devam edeceğiz.

Kimseyi hedef almak için değil…

Konya'nın meselelerini görünür kılmak için.

Çünkü Konya'nın geleceği günlük tartışmalara kurban edilemeyecek kadar değerlidir.

Ve sözümüz nettir:

KONYA SADECE ÜRETEN DEĞİL, ÜRETTİĞİYLE BÜYÜYEN BİR ŞEHİR OLMALIDIR.


ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi

Şükrü PORTAKAL

Şükrü PORTAKAL YAZAR